Kategoriler
Genel

25.10.2020: Bülten.17

Yapay zeka geliyor ama üretim şirketleri hiç hazır değil. Peki siz hazır mısınız? Üniversitelerden 1500 ücretsiz eğitim ve Dünya Ekonomik Forumu 2020 raporu bu haftanın öne çıkan konuları. Dolu dolu bir bültenle yeni bir haftaya adım atıyoruz.

Gündem

İmalat sektörü yapay zekaya hazır değil.

Üretim alanında faaliyet gösteren şirketlerin yapay zekaya yönelik pek bir hazırlığı bulunmuyor.

Konu nedir?

Yapay zeka özellikle Silikon Vadisi kökenli internet şirketlerinin ürün ve hizmetlerinde yer almaya başladı. Yapay zekanın üretim alanında da önemli bir potansiyeli olmasına rağmen, şirketlerin bu konuda pek bir hazırlığı olmadığı görülüyor.

Bunu gösteren herhangi bir veri var mı?

ABD’nin üretim alanında faaliyet gösteren vakıflarından olan MAPI (Manufacturers Alliance for Productivity and Innovation) Foundation’un bir raporuna göre, vakfın mercek altına aldığı 200’ün üzerindeki imalat şirketinin sadece %5 gibi bir kısmının yapay zekaya yönelik planlı bir çalışması var. Üstelik bu ABD’deki durum. Türkiye konuya çok daha mesafeli.

Firmaların nasıl bir hazırlık yapması gerekiyor?

Yapay zeka parasını ödeyip alabileceğiniz bir program değil. Özünde veriyi analiz edip, veriden öğrenen bir yaklaşım söz konusu olduğu için, yapay zekanın kullanılması istenen her alanda ciddi bir veri havuzunun olması gerekiyor.

İmalat sektörünün yapay zekaya adapte olabilmesi için 6 aşamalı bir süreçten geçmesi gerekiyor. Kaynak: MAPI.

Biraz açabilir miyiz?

Örneğin bir üretim hattında üretilen ürünler arasında yüzey problemi nedeniyle fire (ıskarta) olan parçaları ayırabilecek bir sistemin yapay zeka tarafından yönetilmesini istiyorsunuz diyelim. Yüzeyde çıkabilecek her tür problemin öncelikle çeşitli görseller ile kayıt altına alınması, bu problemlerin sınıflandırılması ve ürünün hangi durumlarda fire olacağı net bir şekilde tanımlanış olması gerekiyor ki, yapay zeka bu verilerden öğrenerek süreci devralabilsin. Bunun mümkün olabilmesi için yapay zekanın öğrenebileceği belki de milyonlarca görsel yaratmanız gerekiyor.

Kaynak: Capgemini Research Institute.

Bu görselleri de yapay zeka yaratsa?

İşin püf noktası da burada zaten: Küçük veriden (small data) büyük veri (big data) üretmeye odaklanan teknolojiler sayesinde bu mümkün olabilir. Yani bu tür bir yüzey problemini gösteren elinizde 10 fotoğraf varsa, bu 10 fotoğrafa benzer 1.000 fotoğrafın üretilmesi ve yapay zekanın gerçek fotoğraflar yanında bu sentetik fotoğraflara bakarak da öğrenmesi sağlanabilir.

O zaman şirketlerin işi kolay diyebilir miyiz?

Hayır. Yukarıda tarif ettiğim modelin çalışacağı alanlar var, çalışmayacağı alanlar var. Örneğin benzer bir görüntü analizi yaklaşımı, prensip olarak radyoloji alanında da uygulanabilir. Ancak henüz yaygın şekilde kullanılmıyor olmasının nedeni veri kalitesi düşük olduğu durumlarda yapay zeka modellerinin güvenilir sonuçlar vermiyor olması. Yani laboratuvar ortamında çalışsa da, gerçek koşullarda istenen tekrar edilebilirliği sağlayamıyor. Benzer bir problemin üretim verileri için de geçerli olacağını düşünebiliriz.

Yapay zeka modelleri radyoloji alanında da yüksek potansiyel taşıyor. Konu üzerine bir değerlendirme için tıklayın.

Nereden başlamak gerekiyor?

Açıkçası şirketlerin bu alandaki gelişmeleri öncelikle “görmesi”, ardından da olan bitene dair bir kavrayış geliştirmesi gerekiyor ki, bir hazırlık yapılabilsin. Şu anda özellikle Türkiye’de böyle bir çaba içerisinde olan imalat şirketlerin sayısının pek fazla olmadığını sanırım hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz. Ancak bu işin ileride ne kadar büyüyeceği göz önüne alınırsa, en azından yapay zekayı anlamak için gayret etmek güzel bir başlangıç noktası olabilir.

Yapay zekanın ne kadar büyüyeceğine dair bir öngörü var mı?

PwC’nin değerlendirmesine göre 2030 yılında yapay zekanın yılda 15,7 trilyon USD’lik bir pazar yaratması bekleniyor. Bu rakam Çin ve Hindistan’ın bugün küresel ekonomiye yaptıkları toplam katkıdan daha büyük.

Yapay zekanın 2030 yılında 15,7 trilyon dolarlık bir pazar yaratması bekleniyor. Kaynak: PwC’s Global AI Study.

Geleceğin süper gücü Çin ya da Hindistan değil de, yapay zeka olacak diyebilir miyiz?

Yapay zekayı kontrol eden ve elinde tutan her kimse, süper güç de odur desek daha doğru olur sanırım.

Yapay zeka üretimin hangi aşamalarında kullanılabilir?

Yıllar geçtikçe bu aşamaların sayısı mutlaka artacak. Ama bugün durduğumuz yerden baktığımızda, yakın bir gelecekte üç alan öne çıkacak gibi görünüyor: Kestirimci bakım, kalite kontrol ve planlama.

Biraz açabilir miyiz?

Kestirimci (predictive) bakım ile başlayalım: Bu aslında yapay zeka konu olduğunda akla ilk gelen ve bu teknolojinin en kolay uygulanabileceği alan gibi görünüyor. Makinalardan toplanan verinin analiziyle öğrenebilen yapay zeka modelleri üretim duruşlarını azaltma yanında bakım maliyetlerini de düşürecek şekilde süreçleri optimize de edebilir.

Kestirimci bakımda yapay zeka kullanımı bir gelecek senaryosu değil, birçok firma için bugünün bir gerçeği. Örnek olarak Xenonstack, bu alanda yazılım geliştiren firmalardan bir tanesi.

Kalite kontrol alanındaki kullanımı?

Yukarıda bir örneğini vermiştim. Yüksek çözünürlüklü kameralar ve görüntü analiz sistemleriyle üreticiler yapay zeka modellerinden faydalanabilir. Ancak bu modellerin kullanılabilmesi için veri havuzunun önemli olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var. Sadece görüntü analizi değil, UT, X-ray gibi çeşitli muayene yöntemlerinden elde edilen veri de yapay zeka modellerinde değerlendirilebilir.

Son olarak bir de planlama demiştik?

İş süreçleri dijitalleştikçe ve ERP yazılımları iş hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldikçe, gelen talepler doğrultusunda üretim ve tedarik planlarının yapay zeka modelleri tarafından yönetildiğini de muhtemelen daha sık görmeye başlayacağız. Özellikle FMCG sektörlerinde faaliyet gösteren büyük firmaların yapay zeka modellerini tüketici davranışlarını ve taleplerini analiz etmek için kullandıklarını biliyoruz. Örnek olarak Danone’nin bu teknolojiyi nasıl kullandığı üzerine bir yazıyı burada bulabilirsiniz.

Yapay zeka ile nasıl aşina olabilirim?

Elements of AI eğitimi herkese açık olarak başlıyor.

Yapay zeka konusunda bilgi edinmek isteyenler için Helsinki Üniverstesi tarafından verilen Elements of AI eğitimi çevrimiçi olarak başlıyor. Program oldukça güzel görünüyor, ilgisi olanlara tavsiye ederim.


Hâlâ abone olmadınız mı?

Merhaba. Ben Arda ÇetinMühendishane Akademi projesinin bir uzantısı olarak başladığım eğitim ve kariyer bültenlerinde, alışageldiğimiz klişe ve banal “kariyer tavsiyeleri” yerine, dünyanın nabzını birlikte tutup, krizlerin kucağına düşmüş bir dünyada anlamlı bir eğitim ve kariyer yolculuğunun yol haritasını nasıl çizebileceğimizi birlikte düşünelim istiyorum.

Henüz abone olmadıysanız, Pazar sabahları yayımlanan haftalık bültenleri e-posta yoluyla almak için aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi girebilirsiniz.


Güncel trendler ve öne çıkanlar

Yapay zekanın üretimin çeşitli alanlarına girebilmesi için daha çok yolumuz var gibi görünüyor. Gelin hızımızı kaybetmeden haftanın teknoloji ve sanayi alanındaki gelişmelerine bir göz atalım.

Teknoloji ve sanayi

Yapay zeka üretime uzak ama sosyal medyayı trollemeye başladı: Reddit forumlarında çok hızlı cevaplar veren bir kullanıcının Open AI tarafından geliştirilen GPT-3 kodlu bir bot çıkması, yapay zekanın geldiği noktayı anlamak açısından güzel bir örnek. Çok kısa sürede verdiği kapsamlı cevaplarla dikkat çeken thegentlemetre adlı Reddit kullanıcısının sadece “çok hızlı cevaplar vermiş olması” nedeniyle yakalanması, yapay zekanın geldiği noktayı özetliyor diye düşünüyorum. GPT-3’ün Reddit’teki yorumlarını siz de buradan inceleyebilirsiniz. Open AI tarafından geliştirilen GPT-3, bu yaz MIT Technology Review’a da konu olmuş ve şok edici derecede iyi olduğu belirtilmişti. [Link @kmeme, İngilizce]

Liberty Steel, Thyssenkrupp’u almak istiyor: Sürdürülebilirliği ana odağı olarak gösteren ve GFG Alliance bünyesinde faaliyet gösteren Liberty Steel, Thyssenkrupp’un çelik birimini satın almak için bağlayıcılığı olmayan bir teklif (NBIO) verdiğini açıkladı. Teklifin bir bağlayıcılığı yok, o nedenle satışın gerçekleşeceğine dair kesin bir durum da söz konusu değil. Thyssenkrupp’un zarar nedeniyle bir süredir alıcı veya ortak aradığı biliniyordu. Bu alıcı Liberty Steel olabilir mi, zaman gösterecek. Ama Alman metal işçileri sendikası IG Metall’in muhtemel istihdam kayıpları nedeniyle bu satışa karşı çıktığı da gelen haberler arasında. 2030 yılında karbon nötr çelik hedefi doğrultusunda çalışan Liberty Steel’in bağlı bulunduğu GFG Alliance’ın “sürdürülebilir endüstri” yaklaşımı hakkında bilgi için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz. [Link @LibertSteel, İngilizce]

IKEA sürdürülebilirlik konusunda iddialı: Sürdürülebilirliği motto edinmiş bir çelik devinden sonra, bir de mobilya devine bakalım. IKEA sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanında önemli çalışmalara imza atıyor. Bu çalışmalar oldukça önemli, çünkü büyük şirketlerin sürdürülebilirliği benimsemesi, daha küçük şirketleri de bu önemli konularla ilgilenmek durumunda bırakacak. MODE Team’de bu çalışmalar hakkında kapsamlı yazılar düzenli olarak yayımlanıyor. Mutlaka takip etmenizi öneriyorum. [Link @MODETeam]

Akademi ve bilim dünyası

Dünyanın en iyi üniversitelerinden 1500 ücretsiz, açık eğitim: Gani Müjde’nin meşhur bir sözü vardır: Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik? (Birçok kişi bu sözün İbrahim Tatlıses’e ait olduğunu düşünüyor olsa da, aslı Gani Müjde’ye ait.) Bu belki on yıl öncesine kadar geçerli bir mazeretti ama artık değil: Çünkü sadece Oxford değil, MIT, Yale, Stanford ve Harvard gibi dünyanın en iyi üniversiteleri tarafından verilen birçok çevrimiçi eğitime herhangi bir ücret ödemeden ulaşmak mümkün. Open Culture, açık sunulan 1500 eğitimin güzel bir derlemesini yapmış. Göz atmadan geçmeyin derim. [Link @OpenCulture]

Yüzeyin gizemleri: Matematiğin Nobel’i sayılan Fields madalyasını kazanan ilk kadın matematikçi Meryem Mirzahani’nin Secrets of the Surface adlı belgeseli Vimeo üzerine yayımlandı. 1977 yılında Tahran’da dünyaya gelen Mirzahani, 40 yıla sığdırdığı kısa ömründe Stanford Üniversitesinde profesörlüğe kadar yükselmişti. [Link @ZalaFilms, İngilizce].

Belgeseli Türkçe altyazı seçeneğiyle izlemek mümkün.

Covid-19 aşı adaylarının, hastalığı daha da şiddetlendirme riski zayıf görünüyor: Herkes onaylanmış bir Covid-19 aşısını dört gözle bekliyor olsa da, aşının hastalığı daha da şiddetlendirme gibi bir risk yaratabileceği bilinen bir gerçek. Hastalıkların aşı sayesinde daha güçlenmesi (Vaccine-associated enhanced disease, VAED) ihtimaline karşı Covid-19 özelinde yapılan çalışmalar, mevcut aday aşıların böyle bir risk taşımadığını ortaya koyuyor. Science dergisinde bu konuda güzel bir değerlendirme bulabilirsiniz. Aşı geliştirme ve deneme sürecinin ne kadar çetrefilli ve hassas yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu anlamak için okumakta fayda var. [Link @Science, İngilizce]

İklim ve sürdürülebilirlik

Bir belgesel de Greta’dan: Bu bültenin ikinci belgesel haberi de genç aktivist Greta Thunberg üzerine. I am Greta belgeseli, Greta’nın tek başına başlattığı ve küresel bir fenomene dönüşen öğrenci eylemlerinden başlayarak, Birleşmiş Milletler’deki ünlü konuşmasına kadar uzanan yolculuğunu konu alıyor. 4 Eylül’de Venedik Film Festivalinde ilk gösterimi yapılan belgesel 13 Kasım’da gösterime girecek. [Link @Rotka]

İklim krizini durdurmanın yolu dünyayı yeşillendirmekten geçiyor olabilir mi? Nature’da bu hafta yayımlanan bir makale, dünya üzerine verimsiz tarım alanlı, otlak ya da sulak alan olarak duran bölgelerin tekrar doğal koşullara döndürülmesi durumunda ekosistemin iyileştirilmesi yönünde etkili bir adım atılabileceğini gösteriyor. Çünkü mesele sadece atmosferdeki CO2’den ibaret değil: Yanlış arazi kullanımı, endüstriyel hayvancılık ve biyoçeşitliliğin kaybı gibi birçok olumsuzluğun paralel ilerlediği bir dönemi yaşıyoruz. Makalenin bulduğu sonuçlara göre – lütfen burayı dikkatli okuyun – dünya üzerindeki bu tür arazilerin sadece %15’inin doğal koşullara geri döndürülmesi durumunda bile biyoçeşitlilik kaybının %60 oranında engellenebileceği ve endüstri devriminden bugüne atmosfere salınan CO2’nin %30’luk bir kısmının tutulabileceği gösteriliyor. [Link @Nature, İngilizce]

İklim değişikliği ile mücadelenin yan faydaları: İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) katkılarıyla hazırlanan “Nasıl bir Dünya? Nasıl bir Türkiye?” programının 31. bölümünde İPM İklim Değişikliği Koordinatörü Dr. Ümit Şahin ve İPM Cobenefit araştırmacısı Bengisu Özenç iklim değişikliğiyle mücadelenin yan faydalarını konuşuyorlar. [Link @MedyaScope]

Küresel CO2 salımı 2020’nin ilk yarısında %8,8 azaldı: 2020’de her şey kötüye gidecek diye bir kural yok: Salgın kaynaklı olsa da, farklı bir çalışma ve eğitim yaklaşımıyla sera gazı salımlarının azaltılabileceğini gördük. Nature raporuna dayanan Reuters’ın haberine göre yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre salınan CO2 miktarı 1.551 milyon ton daha düşük. Bu da %8,8 oranında bir azalmaya denk geliyor. Haber sevindirici olsa da, %91,2 oranında CO2 salımı yapmaya devam ettiğimizin de farkında olmamız lazım. [Link @Reuters, İngilizce]

Salgının bize öğrettikleri, iklim gibi daha büyük krizlerle mücadelede işimize yarayabilir.

Eğitim ve kariyer yolculuğu

Geleceğin iş hayatı: Dünya Ekonomik Forumu 2020 Raporu yayımlandı

Salgının iş hayatına etkileri tahmin edilenden daha büyük olabilir.

Tahmin edebileceğiniz üzere raporun ana gündem maddelerinden bir tanesi Covid-19 salgınının çalışma hayatına etkileri. Raporda salgının çalışanlara iki darbe birden vuracağı öne çıkarılıyor: Salgın kaynaklı ekonomik durgunluğun üzerine, bir de muhtemel salgın ya da krizlere adapte olmak amacıyla otomasyon yatırımlarının hızlandırılması da bazı meslek gruplarına olumsuz şekilde yansıyacak. Raporda sunulan anket sonuçlarına göre, değerlendirmeye alınan şirketlerin:

  • %43’ü otomasyona yatırım yaparak işgücünü azaltmayı,
  • %41’i alt yüklenicilere ağırlık vererek küçülmeyi planladığını

belirtiyor. Raporun iddiasına göre salgının yarattığı motivasyonla şirketlerin yapılarında önemli değişiklikleri 2025 senesine kadar görmüş olacağız.

Otomasyon yeni işler yaratıyor, ancak daha fazlasını yok ediyor.

Raporda sunulan değerlendirmelere göre otomasyon nedeniyle %6,4 oranında bir iş kaybı beklenirken, yeni işler nedeniyle beklenen istihdam oranı %5,7 oranında artıyor.

Yetenek eksiği geleceğin en önemli konusu.

Otomasyonun ön planda olduğu bir iş dünyasında aranan yetenek ve becerilerin eksikliği, önümüzdeki yakın geleceğin en önemli konuları arasında gösteriliyor. Üniversitelerin günümüzün geleneksel iş tanımları çerçevesinde şekillendirilmiş programlarının, bu ihtiyaca yönelik olarak hızlı bir şekilde yapılanmaları pek mümkün görünmüyor. Ayrıca raporda önemli olarak belirtilen becerilerin programlama bilgisi gibi teknik yeterlilikler değil, kritik düşünme, dayanıklılık, stres toleransı ve esneklik gibi teknik olmayan beceriler olduğunu da vurgulamak gerekir.

Uzaktan çalışma yerleşiyor.

Aslında birçok şirket için yerleşti bile. Ama salgın sonrasında tekrar eskiye dönebilmemiz artık pek olası görünmüyor. Raporda değerlendirmeye alınan şirketlerin %84 gibi yüksek bir kısmı iş süreçlerini dijitalleştirmeyi birinci sıraya almış durumda. Raporun sunduğu verilere göre şirketler sahip oldukları işgücünün %44 gibi bir kısmını yakın gelecekte tamamen uzaktan çalışma düzenine geçirmiş olacak.

Uzaktan eğitim de yeni bir normal oluyor.

Raporda sunulan verilere göre salgın sırasında kendi imkanlarıyla uzaktan eğitim alan kişilerin sayısında dört kat, şirketlerin sunduğu uzaktan eğitim fırsatlarının sayısında beş kat ve hükümet programları aracılığıyla uzaktan eğitimden faydalanan kişilerin sayısında dokuz kat bir artış var.

Mühendishane 2012 senesinden beri tüm eğitim kaynaklarını ücretsiz sunmaya devam ediyor. Üniversitelerin altyapısı hazır olsun ya da olmasın, umarım bu süreçte malzeme mühendisliği öğrencilerinin işini bir nebze kolaylaştırabilir : https://muhendishane.org

Burada öne çıkan başlıkların sadece birkaç tanesini özetleyebilirim elbette. Rapor oldukça geniş ve kapsamlı. İncelemek isteyenler bu bağlantı üzerinden raporu pdf formatında indirebilirler.


Kitap tavsiyesi

İşim gücüm budur benim / Bülent Eczacıbaşı

Bültenlerde henüz okumadığım kitapları genellikle pek tavsiye etmiyorum. Ama bu sefer henüz okumamış olsam da, sırada okunmayı bekleyen bir kitaba yer vermek istiyorum. İşim gücüm budur benim, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları topluluklarından biri olan Eczacıbaşı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın 45 yıllık iş hayatından derlediklerini sunuyor.

Kitabı tavsiye ediyor olmamın esas nedeni kitabın henüz bilmediğim içeriği değil, Bülent Bey’in kendisi: Gerek iklim krizi ve sürdürülebilirlik konularına gösterdiği hassasiyet ve bu konulardaki bilgisi, gerekse kültür ve sanat alanında yaptığı çalışmalar (İKSV ve İstanbul Modern gibi) nedeniyle kendisinden öğreneceğimiz önemli şeyler olduğunu düşünüyorum.


Sizin görüşleriniz

Bu hafta da bültenimizin sonuna geldik. Son bültenlerde bilinçli olarak biraz Covid-19 gündeminin dışına çıkıp dikkatimizi dünyada olup biten diğer gelişmelere verelim istiyorum.

Umarım okuduklarınızdan memnun kalmışsınızdır. Öneri ve yorumlarınızı aşağıda paylaşabilirsiniz.

Eğer yeni bültenler yayımlandığında bir hatırlatma almak isterseniz, aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi yazarak abonelik yaptırabilirsiniz. Hiçbir şekilde spam almayacağınızı söylememe bile gerek yok sanırım.

Bu haftanın kitap tavsiyesine istinaden, Bülent Eczacıbaşı’yı biraz daha yakından tanımak isteyenler için sizleri aşağıdaki söyleşiyle baş başa bırakıyorum. Herkese iyi haftalar!

Geliştirici: Arda Çetin

Mühendishane, Arda Çetin tarafından hayata geçirilen bir eğitim projesidir. Malzeme mühendisliği üzerine hazırlanan eğitim içerikleri için Muhendishane.org adresini, eğitim ve kariyer bültenleri için Muhendishane.net adresini ziyaret edebilirsiniz.

2 replies on “25.10.2020: Bülten.17”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s