Kategoriler
Genel

09.08.2020 Bülten.13

Yaz sıcağı demeden, salgın demeden çalışarak, iki ay önce duyurduğumuz staj programının nihayet sonuna geldik. Bu bültende staj programının çıktıları ve ardındaki düşünceler üzerinde duruyoruz.

Mühendishane’nin 13. bülteninden merhaba. Sıcak yaz aylarının etkisini en yoğun şekilde hissettiğimiz bu Ağustos ayında, bu bültenlerin geçmişine de damgasını vuran Covid-19 maalesef hala gündemi işgal etmeye devam ediyor. Takip edenler biliyordur: Bültenlerin başladığı günden bu yana sürdürülebilirlik teması içinde değerlendirebileceğimiz birçok konuyu ele aldık. Çünkü Covid-19 bizlere sürmeyen bir durumun neye benzediğini gösterdi. İş ve eğitim hayatının durma noktasına geldiği günlerde, iklim krizi gibi bizi bekleyen daha büyük problemlerin ufak çaplı bir provasını da yaşamış olduk. Bu bir avuntu olabilir mi bilmiyorum, ama en azından yaşamakta olduğumuz salgının belki de bin nasihatin yapamadığını yapan bir musibet etkisi olabilir diye düşünüyorum.

Okumakta olduğunuz bültenlerin başlamasının ardında yatan amaç da zaten bu konuya dikkat çekmekti: Sürdürülebilirlik, maalesef birçok kişi için hala içi boş bir kelimeden ibaret. Ancak ne zaman ki sürdürülebilirliğe sekte vuran bir durumla karşı karşıya kalıyoruz, o zaman neyi kaybettiğimizin ya da kaybedebileceğimizin değerini daha iyi kavramaya başlıyoruz. O nedenle ben de mühendisliğe ilgi duyan ve bu mesleği icra eden her kademedeki çalışanın gündemine sürdürülebilirlik temasını bir nebze de olsa sokabilmek gayesiyle bu bültenlere başladım. Çünkü biz her ne kadar geleceği yapay zeka, endüstri 4.0 ya da sanal gerçeklik gibi fikirler üzerinden anlamaya çalışıyor olsak da, geleceği şekillendiren önemli etkenler arasında enerji, nüfus, su ve iklim gibi kriz ve kıtlıkların da yer alacağına inanıyorum. O nedenle bu konularla ne kadar erken ilgilenmeye başlarsak, o kadar iyi diye düşünüyorum.

Lafı daha fazla uzatmadan, 13. bültenimize başlayalım.

İşin sırrı çözüldü.

Abone olun

Merhaba. Ben Arda ÇetinMühendishane Akademi projesinin bir uzantısı olarak başladığım eğitim ve kariyer bültenlerinde, alışageldiğimiz klişe ve banal “kariyer tavsiyeleri” yerine, dünyanın nabzını birlikte tutup, krizlerin kucağına düşmüş bir dünyada anlamlı bir eğitim ve kariyer yolculuğunun yol haritasını nasıl çizebileceğimizi birlikte düşünelim istiyorum.

Henüz abone olmadıysanız, her ayın ilk Pazar sabahı yayımlanan aylık bültenleri e-posta yoluyla almak için aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi girebilirsiniz.


Gündem

Stajyer programı tamamlandı

Bu bültenleri takip edenler hatırlayacaktır: 7. bültende Mühendishane stajyer programının duyurusunu sizlerle paylaşmıştım. Gelen yoğun başvuruların ardından üç stajyerimizle Haziran başında başlayan staj sürecimiz sona erdi.

Stajyerler tam olarak ne yaptı?

Buna kendileri karar verdiler. Dikkatli okuyucular hatırlayacaklardır: 9. bültende staj programının ana konusunun döngüsel ekonomi olacağına dair bir yazı yazmıştım. Staj programı başladığında stajyerlere verilen bilgi de açıkçası üç aşağı beş yukarı bundan ibaretti. Bu kapsamda iki ay gibi kısa bir sürede ne yapabileceklerine ve nasıl bir iş ortaya çıkarabileceklerine kendileri karar verdiler.

Sonuç?

İlk hafta yaptıkları değerlendirme neticesinde, döngüsel ekonomi konusunda yapmak istedikleri projenin çevrimiçi bir eğitim ve bilgilendirme platformu olması gerektiğine karar verdiler.

Neden?

Döngüsel ekonomi konusunda artık birçok yerde bilgiye ulaşmak mümkün. Ancak konuyu döngüsel düşüncenin hayata geçirilebilmesi için büyük önem taşıyan malzeme bilimi perspektifinden ele alan kaynaklara ulaşabilmek pek mümkün değil. O nedenle stajyerler döngüsel ekonomiyi malzeme bilimi açısından ele alan bir platform oluşturmayı ve malzeme mühendislerinin bu konuda farkındalık kazanmalarına katkıda bulunmayı hedeflediler.

Projenin adı nedir?

Malzeme Odaklı Döngüsel Ekonomi: MODE TEAM adıyla platform önümüzdeki günlerde yayına verilecek ve duyurusu da buradan yapılacak.

Böylesine bir belirsizliğin yaşandığı pandemi döneminde, üstelik bir de böylesine sıcak günlerde zaman ayırıp bu projeye emek harcayan Burak Çamloğlu, Nur Sena Akay ve Berkay Çağan’a teşekkür ediyor ve bu sürecin kendileri için faydalı olmuş olduğunu ümit ediyorum.

Staj projesinin amacı neydi?

Bu staj projesinin ardındaki düşünceleri bir de kendi perspektifimden aktarmak istiyorum. Mühendishane Akademi gibi tek kişilik bir eğitim projesi kapsamında böyle bir staj programının oluşturulması pek alışık olduğumuz bir durum değil. O nedenle bu düşünce ilk aklımda canlandığı dönemlerde doğru dürüst bir başvuru gelip gelmeyeceğinden bile emin değildim. Ancak gelen başvurular bana bu tür fırsatların genç mühendis ve mühendis adayları için ne kadar değerli olabileceğini fark ettirdi.

Hafta sonu toplantıları, akşam eğitimleri ve bazen de misafirlerimizin de olduğu hafta içi toplantılarıyla staj süreci tamamlandı. Bu süreçte desteği ve paylaştığı bilgiler için Gülcan Hanım’a (d-cube.org) tekrar teşekkür ediyoruz.

Projenin esas amacı eğitim

Ben bu projeyi özünde Mühendishane’nin eğitim faaliyetlerinin bir uzantısı olarak görüyorum. O nedenle bu 2 aylık staj süreci sonunda ortaya somut bir iş çıkmasından ziyade, staj programına katılan arkadaşların bir şeyler öğrenerek bu süreçten ayılmaları benim için daha önemli bir kriterdi.

Eğitim hedeflerinden bir tanesi, bir projenin hızlı bir şekilde nasıl toplanıp bir sonuca dönüştürülebileceği konusunda uygulamalı bir çalışma yapmaktı. Bu süreçte stajyer arkadaşlarımızın önemli olanın çok çalışmaktan ziyade hızlı karar alma, netlik yaratma ve terminler doğrultusunda çalışma olduğunu görebildikleri kısa bir tecrübe yaşadıklarını düşünüyorum.

Okuyarak değil, yaparak öğrenmek: Uygulamalı eğitim

Buna ek olarak projenin esas eğitim hedefi döngüsel ekonomiydi elbette. Bir konuyu iyi öğrenmenin yolu kitaplar okumak ya da eğitimler almaktan değil, o konuyu birebir yaşamaktan ve konu üzerinde somut bir şeyler üretecek şekilde çalışmaktan geçiyor. Eğitim ve kitaplar elbette ki çok önemli, ama bunlar siz konu üzerinde uğraşırken, o konunu detaylarında gezerken destek alacağınız kaynaklar olduğu zaman değerli. En azından ben böyle düşünüyorum.

O nedenle bu eğitim programını ders vererek ya da makaleler yazarak değil, uygulamalı bir şekilde tasarlamak istedim. Ortaya çıkan sonuca göre, artık döngüsel ekonomi konusunda söyleyecek bir şeyleri olan üç genç mühendisin bu eğitim sürecini başarıyla tamamladıklarını söyleyebilirim.

Başka staj programları da olacak mı?

Bu yönde planlarım var. Eğer duyurusu yapıldığında haberdar olmak istiyorsanız, aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi girerek bültenlere abonelik yaptırabilirsiniz.


Güncel trendler ve öne çıkanlar

Günceli yakalamak ve güncel problemler hakkında fikir sahibi olmak için diğer öne çıkan gündem maddeleri arasında neler var, şirketler hangi problemlerle uğraşıyor, nelere para harcıyor, kısaca bir göz atalım.

Böyle bir yaşam koşulunda sosyal mesafenizi nasıl koruyabilirsiniz?

Covid-19 en çok dar gelirli kesimi vuruyor: Covid-19 önlemlerine riayet edilmemesi genellikle ihmalkarlık ile açıklanıyor. Ancak bu önlemleri uygulamak istemesine rağmen uygulayamayan bir kesim de var. Üstelik bu kesim dünya nüfusunun oldukça ciddi bir kısmını oluşturuyor. Dar gelirli kesimin salgın karşısında yaşadığı zorluk sadece sosyal mesafe ile sınırlı da değil. Bu konu geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından da dile getirildi. Nelson Mandela 2020 Yıllık Toplantılarında konuşan Guterres, günümüzü ne yazık ki eşitsizliklerin belirlediğini ve bu eşitsizliklerin dünya ekonomisi ve toplumları tahrip etme riski taşıdığını söylüyor. Gerçekten de sağlık sisteminin sıkıntıları, ve özellikle küresel ölçekte baktığımızda dar gelirli kesimin bu hizmetlerden yararlanma konusunda yaşadığı zorluklar, bu süreçte daha da bir su yüzüne çıktı. Üstüne bir de Batı’nın gündemini uzun bir süredir işgal eden ırkçılık meseleleri eklenince, aslında bu dünya düzeni içinde salgının sadece fiziksel sağlımızı değil, ruh sağlığımızı da tehdit ettiğini görebiliyoruz. [Link @BirleşmişMilletler]

Covid-19 sadece fiziksel sağlımızı değil, ruh sağlığımızı da tehdit ediyor. Farkındalık kazanmak çok önemli.

Uluslararası dayanışmanın önemi artıyor: Covid-19 sürecinin yarattığı bir diğer farkındalık da, mevcut yaşam tarzımız ve alışkanlıklarımızla küresel sorunlarla mücadelede ne kadar yetersiz kaldığımız oldu. Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA) ulaşma konusunda maalesef Covid-19 öncesinde de istenen ilerleme elde edilememişti. Covid-19 sonrasında bu hedeflere giden yolun daha da zorlu bir hale geldiği bir gerçek. BM Genel Sekreter Vekili Amina Mohammed de benzer bir görüşü dile getiriyor: Mohammed, kamu hizmetlerine yatırımı artırarak, finansman sağlamada dayanışma göstererek, insanların çalışma, öğrenme, yaşama ve tüketme biçimlerinin yeniden şekillenmesiyle SKA’lara ulaştıracak yola tekrar girmenin mümkün olabileceğini belirtiyor. Ayrıntılar için bağlantıyı takip edebilirsiniz. [Link, Birleşmiş Milletler]

Çin Covid-19 durgunluğunu üzerinden hızlı atıyor: En azından Avrupa’nın en büyük üreticilerinden Siemens CEO’su Joe Kaeser böyle düşünüyor. Nisan ve Haziran ayları arasında Çin siparişlerinin geçen yılın aynı dönemine göre %6 artış gösterdiğini belirten Kaeser, Almanya dışında Siemens’in operasyonlarını sürdürdüğü tüm bölgelerde sipariş düşüşleri olduğunu söylüyor. [Link @CNBC, İngilizce]

Dönem maliyet kısma dönemi: Dünyanın önde gelen inşaat ve madencilik ekipmanları üreticisi Caterpillar’ın yaptığı açıklamaya göre, Covid-19 sürecindeki talep düşüşü nedeniyle, Nisan – Haziran döneminde bayiler stoklarında 1,4 milyar dolar değerinde bir kesintiye gitmek durumunda kaldı. Firmanın yaptığı açıklamaya göre geçen senenin aynı döneminde bayi stokları 500 milyon dolar değerinde artmıştı. Caterpillar, çeşitli maliyet azaltma çalışmaları ve öncelikle harcama stratejileriyle 1,4 milyar dolar değerindeki bu düşüşü dengelemeyi başardığını belirtiyor. [Link @CNBC, İngilizce]

Takip etmekte fayda var.

Dizel skandalının etkileri sürüyor: E-mobilite ve salgın nedeniyle zaten baskı altında olan otomotiv sektörünün üzerinde dizel skandalının olumsuz havası gezmeye devam ediyor. Audi, dizel skandalı nedeniyle başka üst düzey yöneticiler için de yargı yolunun açılacağını açıkladı. Audi, 2015 senesinde 11 milyon aracın emisyon değerlerini çarpıttığı ortaya çıkan VW grubu çatısı altında faaliyet gösteriyor. [Link @BBC, İngilizce]

Otomasyon, üretim alanında çalışan sayısını arttırıyor mu? Bu haber aslında yapay zekanın üretimde nasıl kullanıldığıyla ilgili. Çalışan memnuniyeti dikkate alınarak, yapay zeka ve otomasyon teknolojilerinin çalışanların daha verimli çalışması amacıyla nasıl ele alınması gerektiği üzerinde odaklanan factory2fit projesi, çalışanların sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi üretime doğru bir şekilde aktarmanın yollarını arıyor. Bu projenin Finlandiya’daki metal imalat fabrikası Prima Metal’de nasıl uygulandığını anlatan haberde, aşağıdaki grafik dikkat çekici.

AB ülkelerinde üretim alanında çalışan kişi sayısı 2013 senesinde dip yaptıktan sonra bir artış gösteriyor (Kaynak: Eurostat).

2000 – 2013 yılları arasında AB ülkelerinde üretim alanında çalışan kişi sayısında nasıl bir düşüş olduğunu grafik üzerinde görebilirsiniz. Ancak bu trend 2013 sonrasında tersine dönmeye başlamış gibi görünüyor. Bunu nitelikli, yüksek katma değer yaratan üretimin yükselişi ile mi açıklayabiliriz, yoksa, otomasyonla mı bilmiyorum. Ama verilere göre 31 milyona kadar gerileyen çalışan sayısı, 2017 itibarıyla 32,5 milyona çıkmış durumda. [Link @EuroNews, İngilizce]


Kariyer yolculuğu

İş kurmak isteyenler için dört soru

Herkesin aklında bir fikir var ve herkes bir iş kurmak istiyor. Bu fikirlerden hangileri pazarın zorlayıcı koşullarına dayanıp ayakta kalabilir, denemeden görmek zor. Fakat yine de İngilizce’de educated guess dedikleri türden, biraz daha ayakları yere basan tahminler yapmamız mümkün olabilir.

Bu yazıda aklınızdaki fikri test etmek için size dört adımdan oluşan bir çerçeve sunmaya çalışacağım. Bu çerçevenin elbette herhangi bir bilimsel dayanağı yok. Sadece kendi tecrübelerimden edindiğim bazı bilgileri paylaşmak istiyorum. Özellikle yeni mezun mühendislerin gündeminde olan bir konu olması nedeniyle, burada da paylaşmak faydalı olur diye düşündüm.

Bu kriterleri yerine getiren her fikir başarılı olur mu? Elbette hayır. İşi yapacak kişinin kendi marifeti ve azmi de çok önemli. Peki bu kriterlere uymuyorsa bir iş fikri mutlaka batar mı? Bunun da cevabı hayır. Ama bu dört kriter, ayaklarınızı biraz yere basmanız ve gerçekçi bir çerçeve içinde düşünmeniz için size yol gösterebilir. Lafı fazla uzatmadan başlayalım.

1. İş fikrinizi somut bir ihtiyacı karşılıyor mu? Sunduğunuz ürün ya da hizmet bir ihtiyacı karşıladığı zaman değer kazanıyor. Buna mutlaka temel ihtiyaçlar perspektifinden bakmanıza gerek yok. Modern insanın daha farklı ihtiyaçları da var. Önemli olan bunları tespit edip, bu ihtiyaçlara cevap sunan bir fikirle ortaya çıkmak. Örneğin Instagram’ı ele alın. Ya da Starbucks’ı. Bir ihtiyacı karşılamadıklarını söyleyebilir misiniz? (Ancak çoğu zaman karşıladıkları gerçek ihtiyaç, ilk bakışta görünen yüzeysel ihtiyaç olmayabiliyor.) Aklınızdaki iş fikrinin net olarak hangi ihtiyacı karşıladığı sorusu, fikrinizi somutlaştırmak adına güzel bir başlangıç diye düşünüyorum. Bu işi kim için ve ne için yapıyorsunuz? Biraz kafa patlatmaya değer.

2. İnsanların benzer ürünlere para harcadığına dair kanıtınız var mı? Tabii burada çığır açacak yepyeni bir ürün hazırlığında olmadığınızı varsayıyorum. Fakat genel olarak, sunmak istediğiniz hizmet ya da satmak istediğiniz ürün her neyse, insanların benzer sayılabilecek ürün ya da hizmetlere para verdiğine dair kanıtlar bulmanızı tavsiye edebilirim. Uç bir örnek olacak belki ama, Steve Jobs iPhone’u çıkardığında ortada akıllı telefon yoktu, diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama cep telefonları vardı ve insanlar bu benzer ürüne para veriyorlardı. O yüzden iPhone’u anlamaları kolay oldu.

3. Nasıl para kazanacağınızı anladınız mı? Yoksa birçok internet girişimi gibi önce kitleyi bir toplayalım, sonra gelir modelini nasıl olsa buluruz diye mi düşünüyorsunuz? Eğer istisna sayılabilecek bir fikriniz yoksa muhtemelen yanlış düşünüyorsunuz. İş kurmak en nihayetinde basit bir ticarete dayanır. O nedenle kimlerin size hangi gerekçeyle para vereceğini net bir şekilde anladığınızdan ve bunu basitçe açıklayabildiğinizden emin olmanızı tavsiye ederim.

4. Rekabet avantajınızı biliyor musunuz? Eğer 2 numaralı kriterden yana bir sorununuz yoksa, o zaman muhtemelen insanlar piyasada sizin ürün ya da hizmetinize benzer alternatifler bulabiliyor demektir. Peki, neden o güzel alternatifler dururken insanlar size yönelsin? Fikrinizin sağlamlığını test etmek açısından bu soruya da net bir cevap verebiliyor olmanız önemli diye düşünüyorum.

Yukarıda da belirttiğim gibi tüm bu kriterlerden geçseniz bile, bir işi başarılı kılan bir diğer etken daha olduğunu unutmamak gerekiyor: O da işi yapanın becerisi ve azmi. Edison’un o ünlü sözü, bu yazıyı tamamlamak için herhalde en uygun final olacak: Dehanın %1’i fikir, %99’u terdir. Bu cümleyi sonda söylediğim için lütfen benden nefret etmeyin ama eğer Edison bu savında haklıysa, yukarıdaki 4 kriteri sağlasanız bile, işin ancak %1’lik bir kısmını halletmiş olacaksınız gibi görünüyor.


Eğitim yolculuğu

Nicolas Bourbaki 1950’lerde Amerikan Matematik Derneğine başvurduğunda, zamanının en etkili matematikçilerinden biriydi. Uluslararası dergilerde makaleler yayınlamıştı ve ders kitaplarının okunması zorunluydu. Ancak başvurusu basit bir nedenden dolayı kesin bir şekilde reddedildi: Nicolas Bourbaki diye biri yoktu. Bu nasıl mümkün olabilir?


Kitap tavisyesi

Satın Alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi / W.C. Benton, Jr.

Satın alma ve tedarik zinciri süreçleri, benim görebildiğim kadarıyla genç mühendislerin üniversiteden en zayıf şekilde çıktıkları ve işte öğrenmeleri gereken bir konu olarak öne çıkıyor. Ancak bugünün sanayisinde her şey aslında devasa bir tedarik zincirinin parçası haline gelmiş durumda. O nedenle bu konuda bilgilenmek, mühendisliğin her alanında çalışan veya çalışacak mühendislere büyük resmi daha iyi anlayabildikleri bir bakış açısı kazandırabilir diye düşünüyorum. Ben henüz bitirmedim, bu aralar okuyorum. Ama görebildiğim kadarıyla konu oldukça kapsamlı bir şekilde, her düzeyde insanın fayda görebileceği bir şekilde ele alınmış. Bu süreçler hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim.


Sizin görüşleriniz

13. bültenin de böylece sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu sıcak yaz günlerinde zaman ayırıp buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bültenlerde size faydası dokunacak bir şeyler bulabildiğinizi ümit ediyorum. Bu bültenin öne çıkan konu başlığı stajyer programının tamamlanması ve ortaya çıkan platformun önümüzdeki günlerde yayına verilecek olması oldu. Platformu birkaç gün içinde buradan ben de sizlerle paylaşacağım. Eğer okuduklarınız ilginizi çektiyse ücretsiz e-posta aboneliği yaptırabilir ya da bültenleri arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz.

Madem döngüsel ekonomi üzerine odaklandığımız bir bülten yaptık, gelin AB ülkeleri döngüsel ekonomiyi nasıl uyguluyor son olarak birlikte bakalım. Biz döngüsel ekonomiyi her ne kadar belki yeni yeni ele alıyoruz, ama aşağıdaki videonun 2016 senesinden olduğunu son bir not olarak eklemek isterim.

Herkese iyi Pazarlar diliyorum.

Geliştirici: Arda Çetin

Mühendishane, Arda Çetin tarafından hayata geçirilen bir eğitim projesidir. Malzeme mühendisliği üzerine hazırlanan eğitim içerikleri için Muhendishane.org adresini, eğitim ve kariyer bültenleri için Muhendishane.net adresini ziyaret edebilirsiniz.

4 replies on “09.08.2020 Bülten.13”

Öncelikle, uzun bir ara oldu. Özlemiştik.! 🙂
Yapmış olduğunuz Staj programı sonucunda ulaştığınız hedef harikulade, zevkle takip ediyoruz. “MODE TEAM” platformu için, bizler (genç ve her zaman genç olan mühendisler) üzerine düşebilecek yardım ve desteklerin takipçisiyiz.
Ayrıca, metalürji ve malzeme perspektifinden platformun bizlere sağlayabileceği önemli bir rol ise, sektörlerimizde uygulanmış veya uygulanabilecek döngüsel ekonomik iyileştirmelerin paylaşımları, izlenilen yol haritaları ve üzerinde düşünülmesi gereken konuların tartışılması bakımından, doğamız ve bizler için yararlı bir platform haline dönüşebileceğini düşünüyorum..
Emekleriniz için teşekkür ediyorum.
Sağlıklı günlerle..

Beğen

Teşekkürler güzel sözleriniz için. Sizlerin desteğiyle platformun daha da büyümesini ümit ediyorum ben de. Son rötuşları da tamamlandıktan sonra önümüzdeki günlerde yayına verilecek.

Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s